Canlı Radyo    

Radyoların teknoloji yolculuğu

Radyoların ilk yaygın kullanımı yirminci yüzyılın başlarında olmuştur. O dönemde ortaya çıkan lamba teknolojisi ile birlikte ilk elektrik / elektronik aygıtlar da üretilmeye ve pazara girmeye başlamışlardı. Hiç kuşkusuz bunlar arasında en önemlilerden bir tanesi radyolar idi.

Lambalı Radyolar

Lamba denen elektronik bileşen ile, evlerimizde ve günlük yaşantımızda karşılaştığımız ampülleri birbiriyle karıştırmamak gerekir. Günlük yaşantımızda ışık kaynağı olarak kullandığımız lamba ile, elektronik bileşen olarak kullanılan lambaların kullanım amaçları birbirlerinden oldukça farklıdır. Lambalı radyolar, genellikle hacimce büyük kutularda bulunurlar. Radyonun açılmasından sonra birkaç dakika boyunca ses veremezler. Lamba adlı bileşen, yeterince ısınmadan önce işlevini yerine getiremez. Bunu ışık almak için kullandığımız ve bugünlerde pek karşılaşmadığımız eski tür florasan lambaların (ışık kaynağı olarak kullanılan) çalışma şeklinde de görmek mümkündür. Armut şeklindeki lambalar hemen ışık verebilirkern, eski tür florasan şambaların çalışmadan önce birkaç saniye ısındığı, bazen göz kırptığı günlük yaşamda görülebilecek gözlemlerdendir. Aynı temelde, gaz ile çalışan elektronik bileşen lambalar, işlevlerini yerine getirebilmek için içlerindeki gazın ısınmasına ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden lambalı radyolar açıldıktan sonra ilk bir kaç dakika herhangi bir ses duymak mümkün değildir. Lamba işlevini yerine getirecek kadar ısınınca, radyonun çalışması başlar. Lambalı radyolarda bu gecikme süresine karşın, analog çalışma gerçekleştirildiği için, ses kalitesi mükemmeldir. Hacimce büyük olan bu radyolar, aynı zamanda çocuklara şaka yapmak için de eşsiz bir kaynak olmuşlardır. Radyo çok büyük olduğu için, gelen sesin radyo içine gizlenmiş bireyler tarafından ortaya çıkarıldığı esprisi uzun yıllar çocuklarla eğlencenin parçası olmuştur.

Transistörlü Radyolar

İkinci dünya savaşı sırasında elektronik aygıtların küçülmesi ihtiyacı savaşan ordular için çok ön plana çıkmıştır. Telsiz iletişimi için kullanılan aygıtların lamba ile tasarlanması durumunda taşıdıkları hacim, aygıtların taşınması ve gizlenmesi ile ilgili önemli sıkıntılar ortaya çıkarıyordu. Buna çözüm bulmak için yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda yarı iletken teknolojilerinde önemli gelişmeler yaşanmıştı. Elektronik dünyasında devrim yaratan ve daha sonra başta bilgisayar olmak üzere pek çok aygıtın gelişmesine yol açan "transistör" adlı bileşenin icat edilmesi ile birlikte radyoların da transistör kullanılarak üretimi başladı. Transistör kullanımında bir miktar ses kalitesi kaybı olmasına karşın bu kayıp insan kulağının farkedebileceği düzeyde değildi. Kaybın ihmal edilebilir düzeyde olması, bunun yanında boyut küçüklüğü, daha az elektrik harcama, ısınmak için bekleme gereği olmaması ve radyoyu açar açmaz ses suyulabiliyor olması gibi artıların çokluğu, ikinci dünya savaşından sonra radyo pazarında transistörlü radyoların tek seçenek olması sonucunu doğurdu. Transistörlü radyolar varlıklarını yirmibirinci yüzyılda da sürdürmektedirler.

Küreselleşme Dönemi Radyoları

Kürselleşme dönemine girildikten sonra uluslararası iletişimin üst düzeye çıkması, teknoloji alışverişinin sıklaşması, kaynakların ortak kullanımının yaygınlaşması ile birlikte radyo türlerinde de önemli gelişmeler yaşandı. Bunlar arasında öne çıkanlar internet üzerinen yayın yapan radyolar ve uydu üzerinden yayın yapan radyolar oldular. Bu iki tür radyoculuk anlayışının gelişmesinde en önemli etken, kişisel tercihleri birebir karşılayan yayın seçeneklerini sunabiliyor olmalarıdır. Karasal yayında alıcıların kullanabileceği ve dolayısı ile vericilerin alıcılara ulaşmak için kullanabilecekleri bant genişlikleri oldukça kısıtlıdır. Vericilerin ulaşabilecekleri uzaklık, internetten ve uydudan yayın yapan radyolara göre oldukça kısadır. Bu durumda karasal yayın üzerinden dinlenen radyo yayınlarında çeşitlilik oldukça kısıtlı olmaktadır. İnternetten yayın yapan radyoların yayın alanı tüm dünya, uydudan yayın yapan radyoların yayın alanı ise çoğu kez büyük bir anakara olmaktadırlar. Bu da daha geniş dinleyici kitlelerine erişim olanağı vermektedir. İnternetten yayın yapan radyoları dinleyebilmek için bir internet bağlantısına, uydudan yayın yapan radyo yayınlarını dinleyebilmek için uydu alıcısına ihtiyaç vardır. Uydudan yayın yapan kanalların dinlenmesi daha çok otomobillerde söz konusudur. Sürekli hareket durumunda olan taşıt, uydu ile rahatça iletişim kurabilmekte ve hemen her yerde yayını alabilmektedir. Bu tür yayınlarda aynı zamanda yayının şifrelenmesi ve dinleyicinin abonelik ücreti ödeyerek dinlemesi de mümkündür. Bu da reklam dinlemek ile zaman yitirmek istemeyen dinleyiciler için olduça çekici bir seçenektir.